5 Haziran 2021 Cumartesi

Yerel düzeyde salgın hastalıklarla mücadele kapasitesinin güçlendirilmesi gerekiyor

Pandemi kapsamında alınan önlemlerin en tartışılan yönlerinden birini insanların haklarına yönelik kısıtlamaların genelgelerle getirilmesi oluşturmaktaydı. 


Hak ve özgürlükleri ile ilgili kısıtlamaların genelgelerle yürürlüğe konması bazı hukukçulara göre normlar hiyerarşisine uygun düşmemektedir. Buna göre genelgeler devlet kurumlarının iç işleyişiyle ilgili bir mevzuat olabilir. Bu görüşe göre sivil vatandaşlara yönelik yaptırımların genelgeler ile belirlenmesi hukuki açıdan uygun değildir.  

Pandemi ile mücadelede önlemler belirlenirken yerel özellikler dikkate alınmalı

Pandemi dönemindeki uygulamaların genelgelerle belirlenmesi salgın hastalıklarla ilgili önlemlerin yerel düzeyde olması ilkesine de uygun düşmüyor. Pandemik ve salgınla hastalıklarla mücadelede alınacak önlemlerin, olguların görülme sıklığına uygun olması gerekiyor. Olguların çok görüldüğü yerlerle az görüldüğü yerlerde aynı önlemlerin alınması salgınla mücadele açısından uygun bir yaklaşımı oluşturmuyor. Alınacak önlemlerin belirlenmesinde olguların görülme sıklığı ve bu sıklığı etkileyen yerel koşulların göz önünde bulundurulması gerekiyor. Örneğin olguların görülme sıklığında artış yaşanan turizm bölgeleri, sanayi bölgeleri, mevsimlik tarım işçilerinin istihdam edildiği yerler gibi farklı sosyoekonomik koşulları bulunan yerlerin her birinde alınması gereken önlemler birbirinden farklılık gösteriyor. Salgınla mücadelenin önemli yaklaşımlarından bir diğerini de olguların çok görüldüğü yerlerden az görüldüğü yerlere yayılımın önlenmesi için seyahat kısıtlaması getirilmesi oluşturuyor. Bu da yerel düzeydeki olgu hızının yakından izlenmesi gerektiğini gösteriyor. Alınacak önlemlerin neler olduğuna bu yerel özelliklere de bakılarak karar verilmesi ve kısıtlamalarla ilgili güncellemeler yapılırken her bir uygulamanın yerel özellikler dikkate alınarak gerekçelendirilmesi uygun bir yöntemi oluşturur. 

Yerel düzeyde epidemiyolojik çalışmalar yapılmalı

Yerel düzeyde hastalık örüntüsünü etkileyen farklı sosyo-demografik özelliklerin bulunuyor olması bunların yerel düzeyde değerlendirilmeye alınmasını da gerektiriyor. Hane halkı büyüklüklerinin farklı olduğu,  yaygın istihdam şekillerinin birbirinden farklılaştığı, kişilerin yaş, cinsiyet ve bunların çalışma yaşamındaki durumunun farklılık gösterdiği yerlerde pandemik hastalığın yayılmasında etkili olan faktörlerin neler olduğunu incelenmesi gerekir. Bu verilerin / bilgilerin yerel düzeyde yapılacak epidemiyolojik çalışmalarla ortaya konulması gerekiyor.  

Pandemi ile mücadelede yerel yönetim kapasitenin güçlendirilmesi gerekir

Pandemik ve salgın hastalıklarla mücadelenin bu özellikleri yerel yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Yerel düzeyde veri toplayıp, bunları analiz ederek kamu kurumları ve toplumun bilgisine sunan yerel salgın yönetim birimlerine gereksinim bulunmaktadır. Ayrıca bu bilgilerin, gerçekleştirilecek eylemlerin kılavuzluğunu yapması da gerekir. Örneğin bir il ya da ilçede yeni olgu hızı artmışsa ve yapılan çalışmalar çalışma yaşamına ilişkin bir o yerel alana ilişkin yerel bir özelliğin, hastalığın yayılmasında etkili olduğunu gösteriyorsa, bölgeye özgü önlemlerin ve kısıtlamaların yürürlüğe konulabilmesi gerekir. Bu da yerel düzeyde güçlü salgın yönetim mekanizmalarına gereksinim bulunduğunu göstermektedir. Ülkemizde yerel düzeyde salgın yönetimi mekanizmalarında görevli personel bu alanda yeteri kadar formel (lisan ve lisans üstü programlar aracılığıyla) / informel (sürekli mesleki gelişim eğitimleri aracılığıyla) eğitim almış durumda mıdır?  

Güvencesiz / sözleşmeli sağlık personeli / yöneticileri ile salgın yönetilemez


Daha da önemlisi sözleşmeyle istihdam edilen ve güvenceli istihdama sahip olmayan kamu personeli / yöneticileri aracılığıyla, gerekli durumlarda yerel düzeyde salgın kontrolüne yönelik ek önlemlerin alınabilmesi olanaklı olabilecek midir?


Sözleşmeyle istihdam edilen ve güvenceli istihdama 
sahip olmayan kamu personeli / yöneticiler, 
gerekli durumlarda bir başka yerde 
alınmayan türden önlemleri kendi il / ilçelerinde 
yürürlüğe sokacak gücü kendilerinde nasıl bulabilirler?

Sözleşmesinin yenilenmemesi sonucunda her an bulunduğu kamu hizmeti / yöneticiliği pozisyonunda uzaklaşabilecek kamu personeli, nasıl ve neden salgın kontrolü konularında yeterli bilgiye, birikime ulaşmayı hedefleyebilir ve bunu nasıl sağlayabilir? Ya da güvencesi olmayan / sözleşmeli kamu personeli / yöneticisi durumundaki kişiler, bu konuda yeterli bilgi ve birikime sahip olsalar bile, bir başka yerde alınmayan türden önlemleri kendi il / ilçelerinde yürürlüğe sokacak gücü kendilerinde nasıl bulabilirler? Evet gücümüze güvenelim ama bunun için öncelikle yerel düzeyde salgın hastalıklarla mücadele kapasitemizi güçlendirmemiz gerekiyor.


Deniz Akgün
Halk sağlığı uzmanı


Anahtar sözcükler

koronavirüs (34) çevre kirliliği (30) Kovid-19 (29) hava kirliliği (22) kanser (22) pandemi (21) iş sağlığı (16) beslenme (12) bulaşıcı hastalıklar (11) salgın (11) kalp hastalıkları (10) pestisid (10) çevrecilik (10) egzersiz (9) içme suyu (9) işe bağlı sağlık sorunu (8) bağımlılık (7) iş kazası (7) kalp krizi (7) koronavirus (7) obezite (7) çocuk sağlığı (7) aile planlaması (6) aşı (6) birinci basamak sağlık (6) diyabet (6) işçi sağlığı (6) yoksulluk (6) cinsel yolla bulaşan hastalık (5) gıda güvenliği (5) işsizlik (5) kısırlık (5) stres (5) ölüm (5) akciğer kanseri (4) astım (4) ekonomik durgunluk (4) grip (4) iş güvenliği (4) otizm (4) rahim kanseri (4) sağlık finansmanı (4) zihinsel işlev (4) Bisfenol A (3) Kuş gribi (3) allerji (3) antibiyotik (3) antidepresan (3) asbest (3) besin zehirlenmesi (3) depresyon (3) doğurganlık (3) erken ölüm (3) gebelik (3) iklim değişikliği (3) iş gerilimi (3) kollesterol (3) korunma (3) kızamık (3) meme kanseri (3) sağlık (3) tedavi (3) verem (3) vitamin (3) yaşam süresi (3) ABD (2) HPV (2) KOAH (2) MERS (2) Suriye (2) akciğer hastalıkları (2) arsenik (2) ağrı kesici (2) cinsel ilişki (2) cinsellik (2) endokrin bozucular (2) eşitsizlik (2) finansal kriz (2) genç (2) gonore (2) hastalık (2) ilaç direnci (2) inme (2) kent (2) kent sağlığı (2) kondom (2) koruyucu sağlık (2) kronik hastalıklar (2) madde bağımlılığı (2) migren (2) nükleer santral (2) okul (2) prostat kanseri (2) romatizma (2) sıtma (2) tarama (2) zoonoz (2) çocuk felci (2) üreme sağlığı (2) şeker hastalığı (2) GDO (1) H7N7 (1) H7N9 (1) SARS (1) akrilamid (1) alkol (1) ambalajlı su (1) aşı karşıtlığı (1) baharat (1) bel soğukluğu (1) benzen (1) beyaz et (1) biber gazı (1) boğmaca salgını (1) cezaevi (1) damar sertliği (1) difteri (1) doğum defekti (1) doğum riski (1) düşük doğum ağırlığı (1) egzema (1) endometriosiz (1) endometrium (1) enfeksiyon (1) erken doğum (1) erken püberte (1) eroin (1) evde doğum (1) gastroşisiz (1) gelir düzeyi (1) genetik hastalıklar (1) hafıza (1) halı (1) hastane (1) hipotiroidizm (1) ilaç (1) ishal (1) istismar (1) iç ortam kirliliği (1) kabakulak (1) kadın sağlığı (1) kadın ölümlülüğü (1) kahvaltı (1) kahve (1) kan kanseri (1) kellik (1) kentsel dönüşüm (1) klamidya (1) kortikosteroid (1) kuduz (1) kuru göz (1) kuru temizlemeci (1) lenfoma (1) maden (1) meme gelişimi (1) mezotelyoma (1) modern yaşam (1) nanoteknoloji (1) neoliberalizm (1) nörolojik hastalıklar (1) parkinson (1) perflorin (1) psikososyal stres (1) psoriasiz (1) ruhsal sorun (1) salmonella (1) sağlık çalışanları (1) sigara (1) silikosiz (1) tek sağlık (1) vaka tanımı (1) yaşlı (1) yaşlı sağlığı (1) özelleştirme (1)